top of page
İNTERAKTİF KARAKTER YARATMAK

Küçük detaylar hikayeyi ne kadar değiştirir? Karakterin özelliklerini seç bu küçük değişimlerin karakter hakkındaki düşüncelerimizi nasıl değiştirdiğine karar ver.

İçeriye girdiğimizde şöminenin başında duruyordu. Bizi görünce kucağındaki odun parçalarıyla birlikte doğruldu. Soğuktan donan ellerimi eldivenlerimin içinden çıkardım. Tanıştırılmayı beklerken bir yandan da elini sıkmak için ona yönelmiştim ki dış kapı sertçe açıldı. Soluk soluğa kalmış iri yarı adam kızarmış suratındaki dehşet ifadesini hiç bozmadan tek nefeste “Biri öldürülmüş.” dedi. O an evi kaplayan, duyulmayan fısıltılarla dolu sessizliği odunların yere düşüşünün sesi bozdu. Şaşkınlıktan kocaman açılmış gözlerimiz birden ne olduğunu anlamaya çalışır gibi kısılarak şömineye doğru döndü. Ayaklarının yanındaki odun parçalarıyla donup kalmış adam öylece dikiliyordu.

Defter ve kalem

Ortalıkta bırakılan günlükler vardır
biri açıp okusun içimize baksın isteriz...

Dağılıyoruz. Sonra tekrar toplanıyoruz. Tekrar toplandığımızda tam olarak eski halimize dönmüş olmuyoruz. Bu biraz farklı versiyonumuzla yeniden dağılıyoruz. Bir entropi kanunu hükmediyor bedenimize ve zihnimize sanki. Fakat inatla kusursuz, çatlaksız, yarıksız, izsiz, yekpare halimize döneceğimize olan inancımızla tekrar toplanıyoruz. Çatlamalar oluyor. Bir çiçeğin tohumu çatlıyor mesela. Bir yumurta içerden dışarıya doğru çatlıyor. Bir şeyler yaratıyor bu çatlaklar, bazı şeyler üretiyor. Bu boşlukları doldurmaya çalışıyoruz birileri ya da bir şeylerle ama olmuyor. Dağılıyoruz. Sonra tekrar toplanıyoruz. Tekrar toplandığımızda tam olarak eski halimize dönmüş olmuyoruz. Bu biraz farklı versiyonumuzla yeniden dağılıyoruz. Bir leitmotifi bu hayatımızın. Tekrar ve tekrar dağılıyoruz.

Bir hikayeyi anlatmaya nereden başlarsınız? En vurucu cümleden mi? Size dokunmuş olan bir ayrıntısından mı? Yoksa hazır dinlenmeye değer bir hikaye bulmuşken bu ilginin tadını çıkararak uzun uzun mu aktarırsınız durumu? Ya da bulaşmak istemeyip bir kaç kelime edip kenara mı çekilirsiniz? Hikayeyi neresinden anlatmaya başladığımız bizim hakkımızda neler söyler? Sadece biz mi hikayeleri anlatıyoruz yoksa içeriği bir yana koyarsak kelimelerin yerleri, cümlelerin yapısı, anlatılış sırası bu hikayenin de bizi anlatma biçimini mi oluşturuyor? Dil bizi mi konuşuyor bu durumda? Üzerinde düşünmeye değer. Haydi gelin bu güzel konuyu güzel ve yaratıcı bir içerik ile birlikte düşünelim. 

       Loto talihlisi

       adam evinde ölü

       bulundu. Yaşlı adam

      büyük bir umutla aldığı

      bilete büyük ikramiyenin isabet

     ettiğini fark edince kalp krizi geçirerek

   vefat etti. Büyük ikramiye ise miras yoluyla

  yaşlı  adamın yıllardır küs olduğu oğluna kaldı.

Uzun zamandır babasıyla görüşmeyen oğlu hem

babasının öldüğünü hem de kendisine ummadığı bir

mirasın kaldığını aynı anda öğrendi. Şok geçiren genç adam

   uzun süre kendine gelemedi. Babasıyla küsme sebeplerinin parasal    

mevzular olduğunu söyleyen genç adam gelen parayı kendi çocuklarının

eğitimi için kullanmayı planladığını anlattı. Kendisini babam da olsa torunları için

bunu isterdi diyerek teselli etmeye çalıştığını bildirdi. Olayla ilgili incelemeler sürüyor.

Büyük ikramiye sizin biletinize isabet etse ne kadar sevinirsiniz? Peki bu aşırı sevinç korkunç bir durumla sonuçlanabilir mi? O gün de olan tam olarak buydu yaşlı adam büyük bir umutla bir bilet aldı ve ikramiyenin onun biletine isabet etmesini umdu. Yıllardır çektiği maddi sıkıntıların bu şekilde biteceğini düşünüyordu belki de. Aslında umduğu şey gerçekleşti ama tam o sırada hiç umulmadık korkunç bir olay daha oldu. Biletteki numaraları teker teker kontrol eden yaşlı adamın heyecanı tırmandı tırmandı ve altıncı rakamın da tuttuğunu görünce kalbi bu coşkuya dayanamadı ve daha sevincini tam olarak yaşayamadan oracıkta yığılıp kaldı. Şüphelenen komşuları kapıyı defalarca çaldı fakat açan olmadı. O sırada yaşlı adam elinde büyük ikramiye isabet etmiş biletle halının üzerinde cansız bir biçimde uzanıyordu. Daha da şüphelenen komşular polis çağırınca gerçek ortaya çıktı. Yakınlarına haber vermek isteyen yetkililer oğluna ulaştı fakat işte o anda başka bir gerçek daha su yüzüne çıktı. Yaşlı adam yıllardır oğluyla küstü ve görüşmüyorlardı hem de para yüzünden. Genç adam babasının ölüm ve kendisine miras kalan yüklü miktardaki paranın haberini aynı anda aldı. Bir süre yaşadığı şoktan çıkamayan adam kendisine kalan parayı çocuklarının eğitimi için kullanacağını ifade etti. Şimdi kendini şu şekilde avutmaya çalışıyor; babam da olsa torunları için bunu isterdi. Olayla ilgili incelemeler sürüyor.

Kendisini babam da olsa böyle olmasını isterdi diye teselli ediyor. Eline geçen parayı

çocuklarının eğitimi için kullanacağını ifade eden genç adam zamanında kendi

babasıyla pek çok kez para sebebiyle kavga ettiğini söyledi. Uzun süredir

babasıyla bir iletişimi olmayan genç adam hem babasının öldüğünü

hem de kendisine yüklü bir miras kaldığını aynı anda öğrendi.

Olayın şokundan hala çıkamayan genç adam büyük 

ikramiyenin sahibi olduğuna hala inanamıyor.

Asıl loto talihlisi olan yaşlı adamın

bir umutla aldığı bilete büyük

ikramiyenin isabet ettiğini

fark edince kalp krizi

geçirerek vefat

ettiği biliniyor.

Olayla ilgili

incelemeler

sürüyor.

Hikayelerin anlatım biçimlerinin farklı geometrileri olabiliyor. Dil ve onu kullanma farklılıklarımız gerçekten üzerine düşünmeye değer. Seçtiğimiz kelimeler, bu kelimeleri cümle içinde konumlandırdığımız yer, hangi bağlamda kullandığımız, kendimizi ifade etmenin dışında da anlamları olan dil süreçleri (manipülasyonlar, gizli itiraflar, dil sürçmeleri gibi.) düşünülmeye değer diğer konular arasında. Bakalım farklı insanlar olayı anlatmalarının yanında kendi kişiliklerini de anlatan kelimeler ile neler söylemiş?

BAŞKA GÖZLERLE GÖR

Kişi 1

skin-3358873_edited.jpg

Kişi 3

Senior Portrait_edited_edited.jpg

Kişi 2

eye-6186141_edited.jpg

Kişi 4

Close up Portrait_edited_edited.jpg

"Yazmak, ruhun geometrisidir."

Platon

FARKLI SEKTÖRLER İÇİN SEO UYUMLU ÖZGÜN İÇERİK YAZMA

Gelin sizinle farklı bir şeyler deneyelim. İki tane sektör seçelim: Örneğin sağlık sektörü ve yeme-içme sektörü . Bu ikisiyle bariz bir biçimde ilgisi olan kelimelerden uzak duralım ki deneyeceğimiz şeyin zorluk

katsayısını biraz arttıralım. Böylece eğlence de artsın.

Örneğin sağlık sektörü için içinde haberler, son dakika ve hava durumu gibi arama hacmi açısından Türkiye sırasında her zaman üst sıralarda yer alan kelimeleri kullanarak 200 kelimelik bir metin yazalım ve hatta kendimize birkaç kural daha belirleyip işi daha eğlenceli hale getirelim. Mesela bu üç anahtar kelimeden her birini üçer kez kullanalım ve metni okuduğumuzda bunlar sırf orada olmak için orada olan kelimeler gibi göze batmasın, cümleler içinde akıp gitsin. Bununla da yetinmeyelim aynı şeyi yeme-içme sektörü için de yapalım.

Üstelik bu defa 250 kelimeyle.

Her biri 3 kez kullanılan haberler, son dakika ve hava durumu anahtar kelimeleri ile sağlık sektörü için yazılmış 200 kelimelik özgün, SEO uyumlu ve kullanıcı odaklı makale.

Her biri 3 kez kullanılan haberler, son dakika ve hava durumu anahtar kelimeleri ile yeme-içme sektörü için yazılmış 250 kelimelik özgün, SEO uyumlu ve kullanıcı odaklı makale.

Kelimelere ancak istenilen bir şey yok olduğunda ihtiyaç duyulur ve eğer etrafımızdaki dünya ‘gereken’ her şey ile donatılmış olsaydı kelimelere gerek duyulmayacaktı. Kayıp olmayan yerde dil var olamaz.”

JACQUES LACAN

Image by puncharat navamongkolchaikij
Image by Sherise VD
Image by Teymur Mirzazade
Image by lilartsy
Image by devn
Image by Adrien King

Tüm keşiflerimizin sonu, başladığımız yere varmak ve ilk kez yerimizi

bilmek olacaktır.
TS Eliot

 

Buraya gel!
 

Karanlıkta gez.

Karşına bazı gerçekler çıkabilir.

Image by Mika Matin
Image by Isi Parente
Kırmızı Tema
Women Jumping During Performance_edited.
Kırık Cam sayesinde Yansıma
Performans sırasında atlama Kadınlar
Image by Kat J
Türk Dans

"Dil bir kâğıda da benzetilebilir: Düşünce kâğıdın ön yüzü, ses ise arka yüzüdür. Kâğıdın ön yüzünü kestiniz mi, ister istemez arka yüzünü de kesmiş olursunuz. Dilde de durum aynı: Ne ses düşünceden ayrılabilir, ne de düşünce sesten. Böyle bir ayrım ancak bir soyutlamayla gerçekleşebilir. Bunun sonucunda da salt ruhbilim ya da salt sesbilim alanına girilmiş olur. Demek ki dilbilim bu iki düzeye bağlanan öğelerin birleştiği sınır bölgesinde işlem yapar. Bu birleşim bir töz değil, bir biçim yaratır.."

İçeriklerimi incelediğiniz için teşekkürler. Eserlerim hakkında daha fazla bilgi edinmek için

lütfen iletişime geçin.

Gönderdiğiniz için teşekkür ederiz!

Site içindeki görsel ve metinsel tüm tasarımlar tarafıma aittir. İzinsiz kullanılması yasaktır.

©2021, Merve Özer tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page